Pages

Popüler Yayınlar

28 Aralık 2011 Çarşamba

Sihirli Matematik Hikayeleri

MATEMATİĞİ SEVEN KÜÇÜK AHTAPOT

Küçük sevimli bir ahtapot denizin güzellikleri ve arkadaşları ile mutlu bir yaşam sürermiş. Be sevimli koca kafalı, sekiz kollu ahtapotun adı Bike. Bike çok sevimli olmasına rağmen matematiği de pek severmiş. her şeyi topluyor, eksiltiyor ve bu konuda bütün herkese yardım ediyordu. Bir gün oradan  geçen beyaz yunus balığı,  benim iki yunus balığı, üç tanede balina arkadaşım var. Bu yolculuğa kaç kişi çıkarız diye soru sordu. Bizim akıllı bike diğer sorulara verdiği cevaplar gibi bunu da doğru cevaplayarak beş dedi. Bike artık kendisinin çok akıllı olduğunu ve böyle kendisi gibi zekiler le arkadaşlık etmesi gerektiğini düşünüyordu. Bu düşüncelere onun daha kendini beğenmesine yol açıyordu. Bu yüzden herkes ondan uzaklaşıyordu. Artık bikeyle kimse konuşmuyordu. İyice yalnız kalmıştı. Bunu duyan çekirge ona bir ders vermeye karar verir. Bike' ye benim sekiz, kolum iki kıs kaçım var, toplam kaç eder? Bunun cevabını veremedi, çekirge gördün mü bike herkes her şeyi bilemez, bak seninde bilemediğin şeyler var. Hatasını anlayan bike herkes den özür dileyerek, mutlu yaşantısına devam etti.


Final Yayıncılık

2010 tarihi yayınlı



Matematiği seven küçük ahtapotun yaşamını anlatan bu kitap da çocuklara matematiği sevdirecek ve özendirecek biçimde hikaye olarak sunulmuş. Bu haliyle eğitici ve öğretici bir kitap. Renkler çok canlı ve çocukların ilgisini çekecek biçimde düzenlenmiş. Ayrıca içinde ki örneklerle çocuklarla deneyip eğitici yönü ile aileleriyle paylaşabilecekleri bir kitap...

24 Aralık 2011 Cumartesi

Çocukların Oynarken, Düşündüren Oyun

Oyunun Adı: Zil Nere de Çalıyor?
Gelişim Alanı: Dil Gelişimi ve Bilişsel Gelişim
Yaş Grubu: Beş- Altı Yaş ( Her yaş grubuna da uygulanabilir)
Kullanılan Araç ve Gereçler: Gözleri bağlamak için bant, zil
AMAÇ VE KAZANIMLAR
Bilişsel Alan:
Amaç 2: Olay ya da varlıkların çeşitli özelliklerini gözlemleyebilme
Kazanım 1: Olay ya da varlıkların özelliklerini söyler.
Amaç 3: Dikkatini toplayabilme
Kazanım 1: Dikkat edilmesi gereken nesneyi durumu ya da olayı fark eder.
Kazanım 2: Dikkatini nesne durum ya da olay üzerinde yoğunlaştırır.
Dil alanı:
Amaç 2: Konuşurken sesini doğru kullanabilme
Kazanım 1: Nefesini doğru kullanır.
Kazanım 2: Kelimeleri doğru telaffuz eder.
Kazanım 1: Konuşmalarında söz dizimi kurallarını doğru olarak kullanır.
Amaç 4: Kendini sözel olarak ifade edebilme
Kazanım 1: Dinlerken ve konuşurken göz teması kurar.
Kazanım 2: Sohbete katılır
Kazanım 5: Söz almak için sırasını bekler.
Kazanım 6: Duygu, düşünce ve hayallerini söyler.
Amaç 5: Dinlediklerini çeşitli yollarla ifade edebilme
Kazanım 1:  Dinlediklerini başkalarına anlatır.
Kazanım 3: Dinlediklerine ilişkin sorulara cevap verir.                          
Oyunun Uygulanışı:
Öğretmen çocuklara bir oyun oynayacaklarını söyler. Çocukların çember olmaları sağlanır. Çocuklardan ebe olmak isteyenlerden biri seçilir ve gözleri bant ile bağlanır.
Ebe çemberin ortasında durur.
Çemberdeki çocuklardan birinin eline seçilen ebe görmeden bir zil verilir.
Daha sonra çocuklar sınıfa dağılır. Elinde zil olan çocuk zili çalar ve ebe sesin yakından mı, uzaktan mı geldiği gibi soruları yanıtlanması için yönlendirilir. Ebe zilin geldiği sesin nerde olduğuna kesin karar verildikten sonra gözleri açılır ve tahminin doğru olup olmadığı anlaşılır. Oyun bu şekilde tekrarlanır. Ayrıca zil sesi yerine doğa sesleri ya da farklı sesler kullanılabilir.

22 Aralık 2011 Perşembe

ÇOCUKLUĞUMUZA DAİR İZLER...

ÇOCUKLUĞA DAİR NE VARSA GÜZELLİKTİR, BIRAKIN DA ÖLE KALSIN…

Çocuk nedir diye bir soru sorduğumuzda önce çocukluğumuz gelir aklımıza, yaşımız ne olursa olsun, nasıl çocukluk geçirmiş olsak da kocaman bir tebessüm yerleşir yüzümüze…
Hayatımızın unutulmaz anlarında biridir çocukluğumuz. Yaşadığımız ilk deneyimler, oynarken düşüp acı çektiğimiz anlar bizim yıllar sonra gülerek anlattığımız hatıralara dönüşür. Yıllar öncesine döndüğümüzde arkadaşlarımız, oyuncaklarımız sanki yanı başımızda duruyormuş gibi hala canlıdırlar hafızamızda. Her şeyi merak eder peşine düşer ve bazen de annelerimize çaktırmadan karıştırırdık bu bize yeni deneyimlerin, yeni yaşantıların kapılarını aralardı. Bazen bir şeyi yapmak için çaba gösterir ve başaramazdık ama bıkmaz yapana kadar yeniden denerdik. Enerjimiz de, işlerimiz de hiç bitmezdi. Çünkü bizim en önemli uğraşımız oyunumuzdu. Hayal dünyamız o kadar genişti ki bazen büyüklerimiz bize yetişemez pes ederlerdi. Bizimse o hayali düşünmemiz bile mutluluk olurdu yüzümüze dökülürdü, etrafımıza neşe saçardık. Ama bazen de annemizi, babamızı şaşırtıp hatta bazen de üzerdik. Diyoruz ya çocuk işte hemen unuttururduk. Sevinçlerimiz kederlerimizin ötesindeydi. Umut doluyduk mavi gökyüzü kadar,  bir gökkuşağı kadar da renkliydik. Bize bu rengi ilk verenler elimizden ilk defa tutan anne ve babamızdı. Hala ellerimde onların sıcaklığı, yüzümde onların tebessümü var.
İlk adım attığımda ve yürüdüğümde, hayatı tırmandığım her basamakta çocukluğum tutar ellerimden ve aydınlatır yolumu. Ödünç aldım çocukluğumu yaşamıma dair iz bıraksın da yaşama tutkum, zevkim bitmeyen hayallerim canlı kalsın diye… Belki böylece dokunurum hayata, insanlara, çocuklara …..

Usta Bize İş Ver

DUYGUSAL SOSYAL ALAN  ETKİNLİĞİ
Etkinliğin Adı: Usta Bize İş Ver
Gelişim Alanı: Duygusal/ Sosyal
Yaş grubu: 4- 5 yaş
Oyunun Oynandığı Yer: Sınıf, salon
Amaç ve Kazanımlar:
Sosyal/ Duygusal Alan:
Amaç 1: Kendini tanıyabilme
Kazanım 1: Fiziksel özelliklerini söyler.
 Kazanım 2: Belli başlı duyuşsal özelliklerini söyler.
Amaç 3: Duygularını kontrol edebilme
Kazanım 1: Olumlu olumsuz duygu ve düşüncelerini uygun şekilde ortaya koyar.
Kazanım 2: Yetişkin denetiminin olmadığı durumlarda da gerektiği gibi davranır.
Kazanım 3: Yeni ve alışılmamış durumlara uyum sağlar.
Amaç 10: Toplumsal yaşamın nasıl sürdüğünü kavraya bilme
Kazanım 1: Toplumda farklı rollere sahip kişiler olduğunu söyler.
Kazanım 2: Aynı kişinin farklı rolleri olduğunu söyler.
Amaç 11: Estetik özellikler taşıyan ürünler oluşturabilme
Kazanım 1: Estetik bedensel hareketlerle yürür/ dans eder.
Kazanım 7: Ürünlerini çeşitli yollarla sunar.
Kazanım 8: Sunularında hayali veya gerçek nesneler kullanır.
Dil Gelişimi Alanı:
Amaç 2: Konuşurken sesini doğru kullanabilme
Kazanım 1: Nefesini doğru kullanır.
Kazanım 2: Kelimeleri doğru telaffuz eder.
Amaç3: Türkçeyi doğru kullanabilme
Kazanım 1: Konuşmalarında söz dizimi kurallarını doğru olarak kullanır

Bilişsel Alan:
Amaç 3: Dikkatini toplayabilme
Kazanım 1: Dikkat etmesi gereken nesneyi durumu ya da olayı fark eder.
Kazanım 2: Dikkatini nesne durum ya da olay üzerinde yoğunlaştırır.
Amaç 18: Problem çözebilme
Kazanım 5: En uygun çözüm yoluna karar verir.
Oyunun Uygulanışı:
Çocuklar iki gruba ayrılırlar. Bir grup işçiler, bir grupta ustalar olur. İşçiler, çeşitli mesleklerin yürütülmesinde yapılan hareketleri kendi aralarında konuşurlar, sonunda bir meslekte karar kılarlar. Dada sonra işçiler grubu sözcüsü, ustalar grubu sözcüsüne ‘’ usta usta bize iş ver!’’ der. Ustalar grubu sözcüsü, işçiler grubuna ‘’ ne yapabileceğinizi görelim bakalım! ‘’ der. İşçiler seçtikleri mesleğin temel hareketlerini yaparlar. Ustalar grubu yapılan hareketlerin hangi mesleğe ait olduğunu bulmaya çalışırlar. Bilirlerse diğer grupla yer değiştirirler ve oyun böyle devam eder.



21 Aralık 2011 Çarşamba

Aslanlar ve Tavşanlar Ne Yapacaklar?

PSİKOMOTOR ALANA YÖNELİK ETKİNLİK
Etkinliğin Ad: Aslanlar ve Tavşanlar
Etkinliğin Yaş Grubu: 4-5 -6 yaşa oynatılabilir.
Etkinliğin Oynandığı Yer: Salon ve bahçe ( açık alan)
Gelişim Alanı: Psikomotor Alan                 
Amaç ve Kazanımlar:
Amaç 1: Bedensel koordinasyon gerektiren belirli hareketleri yapabilme
Kazanım 4: Sözel yönergelere uygun olarak yürür.
Kazanım 5: Sözel yönergelere uygun olarak koşar.
Amaç 5: Denge gerektiren belirli hareketleri yapabilme
Kazanım 1: Farklı zeminler üzerinde yürür.
Kazanım 3: Tek/ çift ayak üzerinde olduğu yerde zıplar.
Kazanım 6: Çift ayakla ileri/ geri sıçrar.
Sosyal- duygusal Alan:
Amaç 2: Duygularını fark edebilme
Kazanım 4: Duygularını müzik, dans, drama vb. yollarla ifade eder.
Amaç 3: Duygularını kontrol edebilme
Kazanım 1: Olumlu olumsuz duygu ve düşüncelerini uygun şekilde ortaya koyar.
Kazanım 3: Yeni ve alışılmış durumlara uyum sağlar.
Dil Alanı:
Amaç 1: Sesleri ayırt edebime
Kazanım 4: Verilen sese benzer sesler çıkarır.
Bilişsel Alan:
Amaç 3: Dikkatini toplayabilme
Kazanım 1: Dikkat etmesi gereken nesneyi durumu ya da olayı fark eder.
Kazanım 2: Dikkatini nesne durum ya da olay üzerinde yoğunlaştırır.
Amaç 18: Problem çözebilme
Kazanım 5: En uygun çözüm yoluna karar verir.
Oyunun Uygulanışı:  Öncelikle sınıf kızlar ve erkekler olmak üzere iki gruba ayrılır. Kızların tavşan, erkeklerin ise aslan olmaları istenir. Öğretmen önce tavşan şarkısını söyler ve kızlar da sınıf içinde tavşan olup, sınıfta hoplayıp zıplarlar. (Bir minik, iki minik, üç mini minik tavşan, dört minik, beş minik, altı mini mimik tavşan, yedi minik, sekiz minik, dokuz mini mimik tavşan, on minik tavşan varmış. Kırlarda, ormanda mutlu yaşarmış.) Derken bir avcı gelmiş, tavşanları teker teker yakalayıp kafese koymuş. Sonra aslanların şarkısı söylenir.( Bir kocaman, iki kocaman, üç  kocaman aslan, dört kocaman, beş kocaman, altı  kocaman aslan, yedi kocaman, sekiz kocaman, dokuz  kocaman aslan, on  kocaman aslancık varmış. Kırlarda, ormanda mutlu yaşarmış.)  Derken bir avcı gelmiş, aslanları teker teker yakalayıp kafese koymuş. Bu küçük kafes de mutsuz olmuşlar. Çok üzülmüşler hatta ağlamaya başlamışlar.  Bakalım bu aslancıklar, tavşancıklar kafes de olduğu için mutsuz olmuşlar mı? Çocuklar gerçekten üzülüyor ise kafesten onları özgür bırakır ve şarkıyı söyler. Oyun bu şekilde devam eder.
                                                                                                                                

3 Aralık 2011 Cumartesi

İNSANCA YAŞAMAK HEPİMİZİN HAKKI

Engellilik doğuştan olabileceği gibi sonradan da olabiliyor. Önemli olan yapmak istediklerimizi yapabilmemizdir. Engelilerin hakkının tanınması, korunması, geliştirilmasi hepimizin en önemli görevi olmalıdır.Engeller ançak birlikte bu düşünceleri hayata geçirmekle aşılır.

29 Kasım 2011 Salı

Çocuk ve Merak











































Çocuklar doğduklarından itibaren etrafını merak duygusu ile keşfetmek ve öğrenmek isterler. Bu öğrenme yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu süreci canlı kılan ise merak duygusudur.Bu duygu ile de yaratıcılık beslenmiş olur.Çocukların öğrenmelerini ve aktif olarak rol alarak girişkenliği ve özgüven duygusu da geliştitirilir.Bunun için olanakların ve uyarıcıların çocuğun ilgisini ve merak uyandırak şekilde düzenlemelidir....

Deprem ve Çocuk




Çocuklar hangi durumda olurlarsa olsunlar onların tek istedikleri ve düşündükleri şey oyundur.Koşulları kendi lehlerine çevirerek, engelleri yok sayıp bunu en iyi şekilde becerirler. Çünkü çocukların yaratıcılığı ve merakları üst düzeydedir. Her şeyi denemek ve yapmak isterler.Fakat çocukların bu girişkenliklerinin devam edebilmesi için çocukların sonderece özgüvenli ve meraklarının canlı tutulması gerekir. Bu noktada ailelerin çocukların gelişim alanlarını ön planda tutarken girişken olabilmesi içinde olanakların çocuklara sunulması gerekir.Çocukların yaratıcılığı bazen sınır tanımayabilir. Aileler ve devlet çocukların sağlıklı, güvenli ve bu yaratıcıklarının gelişebilmesi için elinden geleni yapmalıdırlar. Unutmayalım ki çocuk her yerde çocuktur...

22 Kasım 2011 Salı

Çocuk Yaratıcılığını Kullanarak Her Yerde Çocuk Olduğunu İsbatlar.

Çocuk ne ortamda olursa, olsun o çocukluğundan ve oyundan vazgeçmez.Kendi dünyasını oyunla ya da bir olayla etrafına mesaj vererek iletir.Çocuk merakı ile her şeyi keşfetmek, tanımak ister. Bunu yapabilmek için olanaklara ihtiyacı vardır.Fakat bu onların vazgeçmelerine sebep olmaz. Çünkü onların yaratıcılığı engel tanımaz. Bu yüzden, Çocuk Her Yerde Çocuktur.

25 Ekim 2011 Salı

Okul Öncsi Eğitim Her Çocuğun Hakkı

Çocuklarımızın güvenli, sağlıklı bir şekilde eğitim almalarını sağlayan ve bunu onların mutlu olmasını gözönünde bulunduran , Tomurcuk Anaokulu ve personeliyle kaliteli bir eğitim vermektedir.''Okul Önesi Eğitim Her Çocuğun Hakkı'' analyışı ile sevgi tomurcuklarının büyümesi ve bütün dünyaya yayılması ümidiyle.

11 Ekim 2011 Salı

Çocuğumuzla Geçirebileceğiniz Güzel Bir Hafta Sonu Programı

10 Ekim 2011 Pazartesi

Masallarla Değer Eğitimi

MASAL  TRENİ CUF CUF

Kitap evinde , kitaplara göz geçirirken gözüme bir kitap çarptı. Adı çok hoşuma gitti ve elime alıp kitabı dikkatli bir biçimde incelemeye başladım.Kitap tam üçüyüz doksan dokuz sayfaydı. Kitabın adı ''Cuf Cuf Masal Treni '' idi. Adı gibi içinde bir çok masalla yolculuğa çıkarıyordu. Kitap tam yirmi beş tane birbirinden bağımsız masaldan oluşuyor. Kitapta ki resimler tam da hikayeye göre tasarlanmış renkleri çocukların beğeneceği türden hazırlanmıştı. Renkler o kadar canlı duruyor ki , insanın hemen dikkatini çekiyor. Yalnız kitabın boyutu biraz küçük olduğundan resimlerde küçük. Eğer boyutu biraz daha büyük olsaydı daha dikkat çekici daha cazip olurdu.Ayrıca kitap birden fazla masal olmasıyla çocuklarımıza masal bulmada sıkıntı çekmeden her akşam okuyacağımız onları renkli dünyaların kapılarını aralama imkanına da sahip olmamızı sağlıyor. Çocukların hem eğlenmelerini, eğlenirken de öğrenmelerini etkili bir biçimde sağlayan; çocukların anlayacağı düzgün ve basit cümlelerle yazılmış bir kitap. Buda çocukların kolaya anlamasını sağlıyor. Ben bir tanesini yeğenimle paylaştım.Buradan da sizlere okuduğum bu öyküyü yazmak istedim.Biz okurken çok eğlendik, umarım sizlerinde hoşuna gider...

Sevimli Civciv
Güzel bir ciflikte çok mutlu tavuk ve horozla birlikte yedi tanede çok sevimli küçük sarı renkli civcivleri yaşarmış. Yaşadıkları yer yeşillikler içinde güzel bir kümesmiş.Annesi , sarı civcivlerine çok iyi bakarmış. Onları hem sağlığına hemde, güçlü olmaları için çok iyi bakım gösteriyormuş. Fakat buna rağmen civcivlerden bir tanesi diğer kardeşlerinin aksine ''cik cik cik '' diye ötmüyormuş, ''tik tik tik'' diye ötüyormuş. Annesi kardeşlerinin bu yüzden alay ettiği yavrusuna yardımcı olmaya çalışıyordu. Ona doğru bir şekilde ötmesi için yüreklendiriyor ve çalıştırıyordu. Fakat buna rağmen  bir türlü küçük sarı civciv ''cik cik cik''  diyemiyordu. Yavrusunu üzgün görmeye dayanamayan anne tavuk, sarı civcivi alarak çillikteki bilge horozun yanına gidip, yardım istedi. Horoz sarı civcivi  ''tik tik tik'' ötmesine çok şaşırdı. Gagasını açıp ağzının içine baktı oradaki küçük boşluktan dolayı böyle öttüğünü anladı. Annesine bunun böyle olacağını söyledi.Fakat  horoz bi baktı ki kardeşleri küçük sarı civcivle alay ediyorlar ve aklına bir plan geldi. Anne horoza yavrusunun çok özel bir civciv olduğunu söyledi, uzun zamandan beri böyle civciv görünmüyordu o yüzden çok şanslısınız dedi. Bunu duyan civcivler çok şaşırdılar ve sarı civciv buna çok sevindi. Hep birlikte mutlulukla çilliklerinin yolunu tuttular...


Yazarı: Müjgan Şeyhi
Resimleyen: Süleyman Özkonuk
Çeviren: Asiye Tığlı
''365 kıssa '' orijinal adıyla yayınlanan kitaptan tam 25 öykü var ve Timaş Yayın Evinden çıkmaktadır.

4 Ekim 2011 Salı

Bir Dolu Dünya' ya Hoşgeldiniz!!!

Hayatımız da vermiş olduğumuz kararlar, yaptığımız davranışlar ve eylemlerimiz bize yeni kapıları aralar. Araladığımız bu kapılar bize yeni başlangıçlarla ve keşifler sağlarken ''Bir Dolu Dünya ''sunar...
Çocukların dünyasında, gezinirken bir pencere açıp, yaşamımıza onların gözleriyle bakarak, daha renkli, daha neşeli ve eğlenceli  etkinlikler paylaşmak istiyorum.Burada çocukların gelişim alarına, etkinliklerine ve onlara ait herşeyi bulabilirsiniz...
 

Sample Text

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Sam vocabular

Tequilas Flamejantes

Lorem Ipsum

Blogger news

Blogroll

Blogger templates

Blogger templates

Popular Posts

Followers